Prof.Dr.Ahmet Akgündüz, Bediüzzaman'a yapılan iftiralara cevap veriyor:
Bediüzzaman ve Risale-i Nur'larla aleyhte uğraşanlar, büyük bir cinayet işleyerek, Risale-i Nur'larla hidayete erecek insanların, Risale-i Nur ile tanışmasına engel oluyorlar.Hatta bu insanlar(Müslümanlar;büyük bir İslam alimi,bir hak tarikat şeyhi, vs. bile olsalar),kendi yolu/meşrebi, metodu ile kimi insanların hidayetine vesile olmuş/oluyor olsalar bile, Risale-i Nur aleytarı bu Müslümanlar yine de cinayet işlemekten kurtulmuş olmuyorlar. Bir İslam Alimi, kemdi tarzına, mesleğine, meşrebine uygun kimi insanların hidayetine vesile olablir.Ve bununla birlikte, şu kıyamet asrının inasanlarının çoğunun -aslında Müslümanların tamamı- Risale-i Nur'a ve onun ışığına ,tesellisine muhtaçtırlar, muhtacız.
Çünkü,Risale-i Nurlar, Kur'anın asrımza hitabeden hakiki bir tefsiridir;Kur'an'ın harika bir meyvesidir, Kur'an'ın manevi bir mucizesidir; -her ne kadar zamanımızın kimi vehhabi zihniyetli cahil Müslümanları bu dediklerimizi anlayamasalar da- ve Kur'an'nın malıdır. Risale-i Nur'larla ve onun naşiri Bediüzzaman'la aleyhte uğraşanlar, Kur'an'la aleyhte uğraşmış olurlar, benden söylemesi...İslam düşmanlarını, kafirleri anlıyoruz; ama, "Müslümanım" diyen bir kişinin, kafirlerle aynı safta yer alıp, Kur'an'ın hakiki bir tefsirine (dolayısıyla Kur'an'a) ve Bediüzzaman'a saldırmalarını anlayamıyoruz!
İnşaAllah bazı cahil Müslümanlar da akıllarını başlarına alırlar ve Risale-i Nurlar ve Bediüzzaman aleyhinde atıp-tutmaktan vazgeçerek, enerjilerini ve vakitlerini, cehaletlerinden kurtulmaya yöneltirler.(Y.B)
"Ne alaka?" diyebilir, bilmeyenler...Ben de bilmiyordum, hatta "olamaz böyle birşey!" diyordum."Hz Ali, 1300 küsür yıl sonra dünyaya gelecek bir Zât'ın, Risale-i Nur Külliyatı namında bir Külliyat(Kitaplar) yazacağını nasıl bilebilir!? Eğer hakikaten bu böyle ise, bu durum, hem Hz.Ali'nin çok büyük bir evliya(veli) olduğunu ispatıdır, hem de Risale-i Nur Külliyatı'nın Makbuliyetinin ve o Eserlerin Kur'an'ın hakiki bir tefsiri olduğunun ispatıdır", şeklinde düşünmeye başladım. Ve benim bu şaşkınlığım, bu hayretim, Risale-i Nur Külliyatını araştırmama ve Risale-i Nur Külliyatı ile tanışmama sebep oldu. Yakın bir zamanda ise Hz. Ali'nin yazmış olduğu "Celcelutiye Kasidesi"ni internette buldum ve insanların istifadesi için ve Bediüzzaman'nın Risale-i Nur Külliyatı'nın makbuliyetine ve O Eserlerin(Risale-i Nur'un) Kur'an'ın Hakiki bir Tefsiri (ve Kur'an'ın Malı) olduğuna dair görsel bir kanıt olması için (Celcelutiye'den) alıntılar yaparak bu siteye ekledim. (Not: Evliyayı ve O'nların kerametlerini inkar eden "akılcı ve de mealci" müslümanların kulakları çınlasın! Ve bu "akılcı/mealci'ler", gözlerini dört açsınlar ve aşağıdaki orijinal metinleri incelesinler; ve hala evliyayı inkar edecek delilleri ve akılları var ise inkar etsinler!...
Ayrıca; taassup, enaniyet ve bilgisizliklerinden dolayı çeşitli dini meslek ve meşreplerde olup da, Risale-i Nur Külliyatı ve Bediüzzaman'ın aleyhinde ileri- geri konusanlar da gözlerini dört açsınlar ve aşaıdaki cerh edilemez delilleri incelesinler.
Evet, bu kardeşlerimiz ya Celcelutiye'yi ve Risale-i Nur külliyatını inkar edip, "Celcelutiye ve Risale-i Nur külliyatı isimli eserler yeryüzünde yok, hiç yazılmadı" diyecekler,(ki, bu imkansız), ya "akılsız 'akılcılık ve mealcilik' yolundan/mezhebinden" istifa edecekler, ya da "akıldan" istifa edecekler!...Tercih onların...) (Y.B) Hz.Ali, O evliyalar sultanı, yazmış olduğu "CELCELUTİYE" isimli kasidesinde gerçekten de açıkça Risale-i Nur'dan ve Risale-i Nur Külliyatı'nın bazı kitaplarından bahsediyor. İşte Risale-i Nur'dan bahseden dizeler:
Birader, haşir ve âhireti basit ve avam lisanıyla ve vâzıh bir tarzda beyanını istersen, öyle ise şu temsîlî hikâyeciğe nefsimle beraber bak, dinle: Bir zaman iki adam Cennet gibi güzel bir memlekete (şu dünyaya işarettir) gidiyorlar. Bakarlar ki, herkes ev, hane, dükkân kapılarını açık bırakıp muhafazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para meydanda, sahipsiz kalır. O adamlardan birisi, her istediği şeye elini uzatıp ya çalıyor, ya gasp ediyor. ... Yer: Sözler / 10. Söz Okuyan ve Açıklayan: Dr. Burhan Sabaz
Mahlukatın var oluşlarının tabiat, sebepler, tesadüf ve yaratılış açısından değerlendirip, evrim ve reenkarnasyon konularına da değinilen bir ders. Yer: Mesnevi-i Nuriye / Habbe / Zeyl-üz Zeyl Okuyan ve Açıklayan: Mustafa Karaman
Not: Bu site kişisel bir çalışmadır. Sitemiz yeni kurulmuştur.İmkan ölçüsünde çeşitli içerikler eklenecektir, İnşaAllah. İçerik önerileriniz-telif hakkı sorunu olmayan içerikler- dikkate alınabilir.(Yücel B.)
Bu acib asırda ehl-i îman Risâle-i Nur’a ve ehl-i fen ve mekteb muallimleri Asâ-yı Musa’ya şiddetle muhtaç oldukları gibi, hâfızlar ve hocalar dahi Zülfikâr’a şiddetle muhtaçtırlar. Evet meselâ i’câz-ı Kur’âniye bahsindeki ekser âyet-lerin medâr-ı şübhe ve i’tirâz olmuş aynı yerlerde, i’câzın lem’aları ve Kur’ân’ın güzel nükteleri isbat edilmiş. Umum Risâle-i Nur Şâkirdleri nâmına: Said Nursî